懐かしい (natsukashii)
Buraya ilk yazdığımda depresyona girmiş saçma sapan ağlıyordum ve hayatımdaki insanların beni etkilemesine yine izin verdim. Kötü anlamda. Kendime her defasında diyorum ki buna izin vermeyeceğim ama sandığım kadar güçlü biri olmayabilirim.
Neyse. Bu gece bunun için burada değilim. Bu gece bir mim davetiyesi aldığım için buradayım!
Shuu-chan bloğunda paylaştığında bunu görenlerin hepsi yapabilir demişti ve ben de okumuştum ama o kadar erindim ki yapmaya... Sonra kendisi bugün özel olarak bana yazıp yapabileceğimi söyledi. Daha çok yapsan iyi edersin kıvamındaydı gerçi de jfghjfg
Aslında tam olarak, "bloğun ağlıyor şu an" cümlesini kullandığında "ağlasın" dediğim için suçluluk hissediyorum... Kimse ağlamasın.
Bu mim üç minik sorudan oluşmakta imiş.
Soru 1: Sihirli bir değneğin olsa hayatında hangi anı değiştirmek isterdin?
Bu soruya bir çok farklı şekilde yanıt verebilirim. Eminim hepimizin hayatında birden fazla değiştirmek isteyeceği şeyler vardır. Belki de bazılarımız için değiştirmek istemediği şeyler daha azdır.
Benim için bu bir ölümdü. Direkt olarak benim hayatımda yaşanmış bir olay değil ancak hayatıma çok fazla etkisi olmuş bir olaydı. 7 sene önce, bir yaz günü, arkadaşımdan aldığım haberi, büyük ihtimalle şu an hayatımdaki bir çok şeyi feda ederek değiştirmeyi isterdim. Sihirli değneğim olsaydı daha iyi olurdu ya, belki çok farklı yerlerde, çok farklı düşünceler içinde, çok farklı bir insan olarak bu satırları çok farklı bir şekilde yazıyor olabilirdim. Keşke demiyorum. Keşke demeyi hayatımdan uzun zaman önce çıkarttım. Keşke demek insana yaramıyor. Yaradığını hiç görmedim.
Soru 2: Küçükken büyüyünce ne olmak isterdin, neden? Şu an mesleğin ne?
Küçüklüğümden beri hep öğretmen olmayı isterdim ben. Nedenini bilmiyorum. Sanırım bildiğim şeyleri başkalarına aktarmayı çok severdim o zamanlar. Ama bunun aslında ne kadar zor ve aşamalı bir süreç olduğunu bilmiyordum. Öğretmek herkesin yapabileceği bir şey değil. Hele benim hiç değil.
Konuya geri dönersek... Ben sınıf öğretmeni olmak isterdim. Öyle ki hayali öğrencilerime ders anlatırdım sürekli. Çok fazla arkadaşım olmadığından hayali arkadaşlarım vardı hep, evet. Onlardan da sonraki yazılarımda bahsederim.
Şu an bir mesleğim yok. Üniversitede öğretmenlik okuyorum. Japonca Öğretmenliği. Ama bunu öğretmenlik olduğu için seçmedim. Gerçekten düzgün bir şekilde Japonca öğrenmek istediğim için seçtim. İyi ki de seçmişim. Asla öğretmen olamayacağımı bana gösterdi aslında.
Soru 3: Burçlara inanır mısın? Burcunun özelliklerini taşıyor musun?
Tuzak soru. Heheh.
Burçlara inanıyorum. Gezegenlerin insanların üzerindeki etkilerine inanıyorum.
Yengeç burcuyum ve burcumun özelliklerini biraz da olsa taşıdığıma inanıyorum. Çok değil. Biraz.
Ailem benim için her zaman ilk planda olmuştur. Duygusal biriyim, sulu gözüm, bunu çok fazla göstermesem de. Arkadaşlarıma çok önem veririm. Gibi gibi~~
Ama sanırım bu özellikler genel olarak insanlarda var. Bazılarının derinliklerinde saklansa da, var olduklarına inanıyorum.
Su burcuyum, belki de bu yüzden denizin bende çok etkisi var. Büyüleniyorum, bakarken daha da büyüleniyorum. Yüzmeyi çok fazla sevmesem de, suyun verdiği rahatlık ve o duyguyu çok özlüyorum. Şu an yaşadığım yerde deniz yok.
Bir de Ay. Ayın üzerimdeki etkisi çok büyük. Dolunay zamanlarında normalde olduğumun çok fazla katı depresifleşiyorum.
Eğer ileride intihara teşebbüs edersem, büyük ihtimalle dolunay zamanlarından birinde olacaktır.
Yapacağım diye demiyorum da, eğer o kadar bencilleşirsem.
Bu mim biraz garip oldu ya. Asıl konuda kalmakta zorlandım hep.
Üzgünüm.
Bitireyim en iyisi.
Bunu gören ve yapmayı dileyen herkesi mimliyorum.
Bu arada, bu geceki şarkınız benden olsun. Keyifli dinlemeler.
Cigarettes After Sex - Apocalypse
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere! ^^